MDG-F 1680: Türkiye'nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi
Bütçe: USD 7,000,000 (Toplam Bütçe)
Proje Süresi: Haziran 2008 – Haziran 2011
Web Sitesi: http://www.iklim.mdgf-tr.org/
Durum nedir?
Avrupa Akdeniz Bölgesi’nin güney kuşağında yer alan Türkiye, tahmini iklim değişikliği etkilerine karşı oldukça savunmasız durumda. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 2007 yılında hazırladığı Birinci Ulusal Bildirim, mevcut iklim değişikliği etkilerini artan yaz sıcaklık değerleri, batı illerinde kış yağışlarının azalması, yüzey sularının yok olması, artan kuraklıklar, toprak kaybı, kıyı erozyonu ve seller olarak kaydediyor. Bu durum, gıda üretimi için gereken su kaynakları ve kırsal kalkınma üzerinde ciddi bir olumsuz etki yaratıyor. Bu etkilerin şiddetinin artması bekleniyor.
18 Aralık 2006 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş ve İspanya’nın uluslararası işbirliğinden sorumlu Devlet Bakanı Leire Pajin, seçilen ülkelerde önemli Binyıl Kalkınma Hedefleri ve ilgili diğer kalkınma hedeflerine ulaşmak için, gelecek dört yıl boyunca UNDP üzerinden toplam 528 milyon euro vermek için dönüm noktası niteliğinde bir anlaşma imzaladı. Dünya çapında 57 uygun ülkeden biri olan Türkiye’ye ise7 milyon dolar verildi. Bu kapsamda “Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Kapasitesinin Geliştirilmesi” başlıklı bir BM Ortak Program, ilgili bakanlıklar, akademisyenler ve BM örgütleriyle yakın işbirliği içinde hazırlandı.,
Misyonumuz
Ortak Programın en önemli hedefi, Türkiye’nin kırsal ve kıyı alanları gelişimini tehdit edebilecek iklim değişikliği risklerini yönetmek için kapasite geliştirmek. Bu hedefe, iklim değişikliğine uyumu ulusal kalkınma çerçevesine entegre ederek, ulusal ve bölgesel kurumların kapasitesini güçlendirerek, Seyhan Nehir Havzası’nda topluma dayalı uyum projeleri gerçekleştirerek ve iklim değişikliğine uyumu Türkiye’deki tüm BM örgütlerinin çalışmalarına entegre ederek ulaşılabilir.
UNDP bunu nasıl yapıyor?
UNDP, bir ortak program olarak yapılandırılan projenin ana uygulayıcısıdır. Türkiye’nin iklim değişikliğine uyumu için gerekli olan kilit koşullar, Türkiye’nin 2007-2013 Dokuzuncu Kalkınma Planı’nda (madde 461) ve Doğu Karadeniz Bölgesi için Bölgesel Kalkınma Planı (2002) gibi kırsal kalkınma stratejilerinde belirtilmiştir. Söz konusu koşullar, mevcut kalkınma plan ve prosedürlerini tamamlayacak bir Ulusal iklim Değişikliği Uyum Stratejisi geliştirerek gerçekleştirilecek. Bununla beraber, iklim değişikliği risklerini kalkınma ve bölgesel planlamayla bütünleştirmek için yasal değişiklikler önerilecek.
İklim değişikliğinin neden olduğu felaketlerle mücadele etmek için, ulusal ve bölgesel kurumların kapasitesi güçlendirilecek. Kapasite geliştirme çalışmaları iklim verilerinin sistematik bir şekilde toplanması ve erken uyarı sistemleri yoluyla son-kullanıcılara ulaştırmaları için özellikle Çevre ve Orman Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerde yürütülecek.
İklim değişikliği ve iklim değişkenliğine karşı toplumların direncini arttırmak amacıyla Seyhan Nehir Havzası’ndaki mevcut girişimler geliştirilecek. Bu, çok yönlü bir yaklaşım olacak ve değişen bir iklim kapsamında (örneğin) tarımsal üretkenliği,, ekosistemin ürün ve hizmetlerini ve doğal kaynakları sürdürmeyi amaçlayacak. Ayrıca kuraklık ve sel taşkınlarındaki bir artışa karşı tedbirleri arttırmaya odaklanılacak. Kamu ve özel sektör ortaklıkları bu çıktının kilit bileşeni olacak.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Yardımı Çerçevesi (UNDAF) gözden geçirilecek ve iklim değişikliği uyum politikalarını Türkiye’deki Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne dayalı BM planlamasına entegre etmek için kullanılacak. İklim değişikliği riskleriyle mücadele etmek için BM kaynakları seferber edilecek. Odak, BM’nin avantaj sahibi olduğu ve bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeylerde uzun-süreli ülke kapasitesi geliştirebileceği alanlarda olacak.İklim değişikliğine uyum, Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmayı hedefleyen tüm çok-örgütlü projelere entegre edilecek.
Ortaklarımız kimler?
UNDP, özellikle politika entegrasyonu ve önemli faaliyetler, eğitim, savunuculuk kampanyaları ve topluma dayalı pilot projelerden edinilen derslerin paylaşımının yanı sıra tüm BM ülke ofislerinden uzman destek sağlama yoluyla, Türkiye’de ofisi bulunan katılımcı BM örgütleri (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Programı ve Gıda ve Tarım Örgütü) ve Türkiye’de ofisi bulunmayan Birleşmiş Milletler Çevre Programı arasında program yönetimi ve koordinasyon desteği veriyor. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’nun mevcut çalışma grupları ile birlikte Çevre ve Orman Bakanlığı, programın teknik unsurlarından sorumlu lider yürütücü kurumları olacak. Türkiyede Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada ulusal stratejilerin sağlayıcısı olan Devlet Planlama Teşkilatı politikaya dayalı bileşenlerin genel koordinasyonundan ve yürütülmesinden sorumlu olacak.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi diğer ilgili bakanlıklar, programın uygulaması için teknik destek sağlayacak.
Türkiye nasıl yararlanacak ?
Ortak Program, sürdürülebilir kalkınma konularını ele almak için Türkiye’nin uyuma dayalı ve uzun süreli strateji geliştirme çabalarını yasal çerçeveye, politika yapma ve uygulama yapılarına entegre etmesine destek sağlayacak.
Türkiye’nin iklim değişikliğinin tehditlerinin farkında olmaması Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmada kaydettiği ilerlemeyi ciddi bir şekilde risk altına sokacaktır. Örneğin, özellikle sulak alanlar ve sulak ekosistemler gibi savunmasız ve hassas bölgelerde uzun-vadeli su kaynakları planlamasında iklim değişikliklerini yeterince göz önünde bulundurmama gibi Türkiye’nin ulusal politikasındaki önemli bir boşluk, su kaynaklarına da dolaylı etkisi olan enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yasasına bağlı. Bu, ekonomik kalkınmayı tehdit ettiği gibi Türkiye’nin doğal kaynaklarının korunmasını da tehdit ediyor.
Ortak Program, topluma-dayalı uyum ilke ve yaklaşımları tanıtmak ve uygulamak, savunmasız kırsal kesimlerde kapasite geliştirmek ve iklim değişikliği riskleriyle mücadelede kaynakları seferber etmek için kamu ve özel sektör ortaklıkları geliştirmek için pilot yerel hareketler yoluyla bir katalizör görevi üstlenecek. Program,Türkiye’nin 2007 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında hazırladığı Birinci Ulusal Bildirimi çerçevesinde yürütülen ön çalışmaları geliştirerek iklim değişikliği göz önüne alındığında en savunmasız bölge olarak belirlenen Seyhan Nehir Havzası’na odaklanacak.
Son olarak, önerilen program, Birleşmiş Milletler Ülke Ofisi’nin artan iklim değişikliği konuları üzerindeki çabalarına destek olacak. Program, böylece, Türkiye’deki Ülke Ofisi’nin ‘Tek BM’ olarak çalışmalarını sürdürmesi için benzersiz bir fırsat sağlamış oluyor.
Web Sitesi : http://www.iklim.mdgf-tr.org/
|